Her şeyi bir örgü gibi ilmek ilmek işliyorum. Örgü benim hayatım, renkler yaşanmışlıklarım. O yüzden her renk olmalı örgümde, yeri gelecek bir kaç sıra dümdüz siyah işleyeceğim, yeri gelecek bir kaç sıra maviye yer vereceğim, bazen kırmızı dokunuşlar yapacağım araya, belki bazen sarı ama hiç bir rengi yumak bitene dek kullanmayacağım.
18 Ekim 2016 Salı
Hayat Örgüsü
Etiketler:
aşk,
bugün,
desen,
esra kurtuldu,
hayat,
hayat örgüsü,
ilmek,
kırmızı,
Örgü,
renk,
renk uyumu,
renkler,
siyah,
umut,
yol,
yumak,
yün
15 Ekim 2016 Cumartesi
Yolun Sonundaki Işık

Bir ışık, keskin bir ışık, göz alıcı... Uzakta şuan çok uzakta, yaklaşmak istiyorum, ne var orada bir bakmak istiyorum. Yalnız yolum uzun, ışık şuan sadece küçük bir nokta. Yola koyuluyorum, adımlarım sağlam ilerliyorum. Yolda pürüz yok, çakıl taşları yok, yavaş yavaş yürüyorum. Yürüdükçe kalp atışlarım hızlanıyor, yoruluyorum, bazen nefes alamıyorum ama hiç durmuyorum. Durmaya zaman yok, durup dinlenecek kadar sabırlı değilim. Ne kadar yol kat etsem de sanki olduğum yerde sayıyor gibiyim. Ne manzara değişiyor ne de yol. Ara ara ışık bana göz kırpıyor. Sanırım yaklaşıyorum, önceden ondaki bu anlık değişimi fark etmemiştim ama şimdi görebiliyorum. Nereden çıktı bu ışık şimdi?
Etiketler:
aşk,
bilinmez,
çaba,
deneme,
esra kurtuldu,
heyecan,
ışık,
kalp çarpıntısı,
kısa hikaye,
korku,
merak,
sabır,
sarmaşık,
yol,
yolcu,
yolculuk
10 Eylül 2016 Cumartesi
İlkokul ve Öz güven
Sizce hayatınızın en önemli kısmı hangisi? İlkokul öz güveninizi etkiler mi? Akran zorbalığının ileri dönemdeki etkileri nelerdir? Öğretmenin öz güven oluşumuna katkısı nedir? (Öz güven, evet ayrı yazılıyor, buradan kontrol edebilirsiniz.) Bugün sizlerle bunları konuşmak istiyorum. Öğrendiğim kadar anlatmak, fark ettiğim kadar fark ettirmek istiyorum. Öncelikle ilkokul deyince aklınıza neler geliyor?
Macaristan'da Erasmus: Budapeşte
Ünlü Macar Parlamentosu (Foto bana aittir.)
Geçen yıl tamda bu zamanlarda Macaristan'da Budapeşte'yi keşfetmekle meşguldum. Oraya üniversite öğrencileri arasında popüler olan Erasmus yeni adıyla Erasmus+ öğrenci değişim programı ile gittim. Gitmeden önce benimde tabi herkes gibi aklımda bazı sorular vardı. Erasmus+ size pek çok ülkede öğrenim görebilme imkanı sağlıyor. İsviçre, Almanya, Hollanda, Fransa, İspanya, Avusturya, Macaristan, Letonya, Polonya... Genellikle Avrupa'daki şehirler arasından ucuzluğu ve sunduğu imkanlar bakımından Polonya öğrencilerin gözdesi olmuş durumda. Avrupa'daki diğer ülkelere ucuz ve rahat ulaşım imkanı sağlıyor, bu yüzden de bir çok öğrencinin ilk tercihi arasında bulunuyor.
Etiketler:
bim,
Budapeşte,
erasmus,
erasmus +,
erasmus+,
esra kurtuldu,
macar parlamento binası,
Macaristan,
Macaristan'da erasmus,
macaristanda erasmus,
Magyarorszag,
penny,
şok,
tesco,
Törökorszag
2 Eylül 2016 Cuma
The Unknown

All the ways lead to you
I, I cannot escape
Turning my face to you
I, I cannot handle
Turning back
And going back
But you don't let me
You stand up there
Every morning, the same place
Etiketler:
dark night,
disappointing,
esra kurtuldu,
fear,
hope,
leave,
love,
lover,
old love,
real love,
sadness,
sorrow
1 Eylül 2016 Perşembe
Bir Şeyi İçselleştirmeye Çalışırken Ötekileştirmek
Uzun bir zamandan beri sosyal medyada bazı fotoğraflar dikkatimi çekiyor bilmem sizin de öyle mi? Bunlar genellikle aynı tarz fotoğraflar, amaçları güzel ama kullandıkları yol yanlış. Peki ne gibi fotoğraflar bunlar? Mesela son zamanlarda sosyal medyada çok sık paylaşılan bir fotoğraf var, ünlü bir şarkıcı ve down sendromlu minik tatlı oğlu... Belki bir çoğunuz bu fotoğrafı anımsadı. Bunda ne gibi bir yanlışlık var ki diyebilirsiniz ama ben bu fotoğrafın bu şekilde paylaşılmasını doğru bulmuyorum.
22 Ağustos 2016 Pazartesi
Teşekkür
Üzülerek söylemeliyim ki çok az teşekkür ediyoruz, hatta bazen teşekkür etmeye gerek bile duymuyoruz. Bilmiyorum hiç başınıza geldi mi ama bu aralar ben aynı olayı bir kaç kez yaşadım ve en sonunda da edemedim, buradan sizinle paylaşmaya karar verdim. Öncelikle ilk iki olay aynı gün içerisinde ve az çok beş dakika arayla meydana geldi.
Etiketler:
esra kurtuldu,
güzel,
hayat,
insanlar,
insanlar arası ilişki,
kaba,
kibar,
rica,
samimi,
Teşekkür,
teşekkür etmek,
toplum
19 Ağustos 2016 Cuma
16 Mayıs 2016 Pazartesi
İki Ağacın Aşkı
Ben çorak bir araziydim, yıllar boyu yalnız başımaydım. Biraz ileride kocaman heybetli bir dağ vardı. Kış gelir dağı kara doyururdu, yaz gelir tepedeki karlar tahtını korurdu. Yazın, çimenliklerimde rengarenk açan çiçekler olurdu eskiden, çok eskiden. Sonbahar olur, her yerim sarıya boyanırdı ama yıllardır kuraklık peşimi bırakmamıştı. Ben de umudumu kesmedim hiç, eskisi gibi yeşilleneceğim günleri bekledim. Önümde uzun ince bir yol vardı, gelip geçen arabaları uzaktan görürdüm. Arabada kimler var, nereye giderler, nereden gelirler merak ederdim. Onlara göre ben, sıradan bir araziden farksızdım. Gel zaman, git zaman yıllar yılları kovaladı. Mevsimlerden kış oldu. Günlerdir hava bulutlu, sürekli kar yağıyordu. Yanı başımdaki heybetli dağ beyazlar içinde gözüme daha büyük görünüyordu. Yükü ağırdı ve bence o da günlerdir üzerinde duran karları taşımaktan yorgundu. Dört-beş gün boyunca aralıksız kar yağdı. Sonra bir ara güneş açtı, hava ısındı, karlar eridi, eriyen karlar dağdan bana doğru geldi ve benim üzerimdeki karları da eritti. Uzun yıllardan sonra suya doyduğumu hissediyordum yeniden. Hava yavaş yavaş ısınıyordu. Bahar geliyordu, acaba bu kez her yanım çiçek açacak mıydı diye düşünürken bayram sabahına uyanan bir çocuk gibi heyecanlıydım. Yeşermeye başladım yavaştan, papatyalar açtım. Arılar geldi ziyaretime ama bir insanoğlu durup da bakmadı bana. Arabalar geçip gitti yanımdan. Gözüm uzaklara daldı, dağın arkasından güne veda eden kocaman turuncu güneşi izlerken ileride iki tane toy fidan gördüm. Onları ilk kez görüyordum. İkisinin arasında nereden baksan bir metre bile yoktu. Hava karardı, yıldızlar gökyüzünü kapladı, cırcır böcekleri canlandı ve uzaktaki arabalar vızıldarken doğa uykuya daldı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







