esra kurtuldu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
esra kurtuldu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2024 Cuma

Küçük Bir Söyleşi: Zamanın Akılalmaz Hızı ve Anılar

        Zamanın ne kadar hızlı geçtiği oldukça ilginç ve şaşırtıcı ama aynı zamanda da ne kadar inanılmaz değil mi? Özellikle de bazı anlarda bunun farkına vardığınızda ağzınız açık kalabilir veya eskilere dönebilirsiniz. Nasıl mı? Tıpkı az önce deneyimlediğim gibi. Bilgisayarda çalışırken rastgele mırıldanmaya başladığım bir şarkıyı Youtube üzerinden dinlemeye karar vermiştim. Youtube'u açtım, şarkıyı yazdım ve o yazı gözüme çarptı. "14 yıl önce yayınlandı." Ne? 14 mü? Koskoca 14 yıl? Şarkının sözleri ve ritmi hala sanki daha dün yayınlanmış gibi aklımda, sürekli dinlediğim bir şarkı da değil. Eskiden bu şarkıyı söylerken yaşadığım hisler de hafızamda. Şarkı sadece güzel ergenlik dönemlerimi, lise çağımı anlatan bir şarkıydı ama beni asıl şaşırtan şey ise geçmişte bu şarkıyı söylerken hangi ruh hali içinde olduğumu ve bana neler hissettirdiğini bu denli net hatırlamamdı. Sanki bir zaman kapsülü içine girmiş ve yolculuk yapmış gibi hissettim. Hemen sonrasında ise bu yazıyı yazmak için ilhamı kendimde buldum. 

21 Ocak 2024 Pazar

Önce Kendimizi Sevmeliyiz, Peki Bunun Önemini Biliyor muyuz?

                         

            Geçen hafta tanık olduğum bir durumdan sonra kendimi bu durumu düşünmekten alıkoyamadım ve içten içe çok üzüldüm. Bir nebze rahatlamak için bu yazıyı yazmaya karar verdim...

        Üniversitede hazırlık okuyanlar bilir, haftada ortalama 18-25 saat İngilizce görürsünüz. Kimi zaman bu dersler becerilere göre ayrılmıştır; dil bilgisi, okuma-yazma ve dinleme-konuşma dersi gibi... Dili öğrenebilmek için ezber mantığından kurtulmak gerekir. Dolayısıyla yapıları, kullanımları hangi anlamda, hangi durumda kullanmalıyız bunun mantığını kavramak önemli hale geliyor. Şimdiki kitaplar da eski kitaplardan oldukça farklı, İletişimsel Dil Öğretimi yani Communicative Language Teaching ön planda tutuluyor. Bu durumdan dolayı da öğrencilerin konuşabileceği pek çok gündelik hayatla ilgili sorular bu kitapların içinde yer alıyor. Bu sorular ünite başlangıcında, ortasında veya sonunda öğrencilerin cevaplarken öğrendikleri dil bilgisi kurallarını pekiştirmeleri için onlara önemli bir fırsat sunuyor. 

10 Aralık 2023 Pazar

Fazla Mütevazılık Değerimizi Düşürür mü?

        Merhabalar herkese! Bu sefer dan diye konuya gireceğim, affola! Sizce fazla mütevazılık kendi değerimizi düşürür mü yoksa yükseltir mi? Mesela aynı başarıya sahip iki birey düşünelim. İkisi de aynı işi yapıyor ve aynı şekilde kariyer basamaklarında emin adımlarla ilerliyor ama aralarında bazı farklar var. 

        Nedir bu farklar? Örneğin, A kişisi kendisi hakkındakileri sosyal medyada paylaşmaktan mutluluk duyan birisi, diğeri yani B kişisi ise yapısı gereği böyle şeyleri sevmiyor ve paylaşımda bulunmuyor. A kişisi her ortamda konular açıldıkça kendisiyle ilgili özelliklerini ve iyi yönlerini vurguluyor. B kişisi ise konusu geçince kendi özelliklerini saklıyor demeyelim de daha çekimser davranıyor yahut ağzının ucuyla "evet, ben de yapıyorum öyle şeyler!" diyerek farkında olmadan aslında konuyu geçiştiriyor. Sonra fark ediyor ki bir sohbet ortamında mesela, aslında A kişisinin üst düzey bir yeteneği yok kendisi kadar (yani B kişisi kadar) bahsi geçen konuda ama A kişisi daha ön planda çünkü her  zaman herhangi bir konu açıldığında kendinden emin olarak konuyla alakalı "yeteneklerinden" bahsediyor. 

29 Ekim 2023 Pazar

İnsan anlaşılmak ister en nihayetinde!

            Bir süredir bunu düşünüyorum. İnsan ister arkadaşlık ister romantik ilişkisi olsun, o ilişkiden ne bekler, neyi ister? Bence insan öyle ya da böyle karşısındaki tarafından anlaşılmak ister.  Anlaşılmak aslında gayet geniş bir yelpaze, içinde birçok şeyi barındırıyor. Olduğu gibi kabul edilmek mesela, bunun en temelinde yine anlamak ve anlaşılmak vardır. Karşımızdaki bireyi anlamadan onu nasıl olduğu gibi kabul edebiliriz? Bence pek mümkün değil. Onun belirli konulara bakış açısı nedir diye dinler ve önce onu anlamaya çalışmamız gerekir. Anlama süreci tamamlandıktan yani anlaşıldıktan sonra ikinci ve nihai süreç kabullenmektir diye düşünüyorum.

            Anlaşılmak derken kastım, romantikleştirilen veya romantikleştirilmeye çalışılan eski ve yaygın anlayışların aksine konuşmadan, paylaşım yapmadan karşıdakinin bizi anlamasını beklemek değil. Doğru ve sağlıklı bir iletişimin ürünü olarak “anlamak ve anlaşılmak”. Aslında karşılıklı ve eş zamanlı gerçekleşen ve birbirini destekleyen iki olgu. Ezeli aşıklar diyebiliriz belki bu ikisine çünkü biri olmadan diğerinin varlığı mümkün olmuyor.

21 Nisan 2021 Çarşamba

Penceredeki Sen II


Gördüm bugün yine seni aynı manzarada,

Duruyordun yine o pencerenin pervazında,

Yine mi aynı düşüncelere daldın yoksa?

Unut artık şu herifi, kaç kere dedim sana Seniha?

Penceredeki Sen I

Uzatmış bal rengi tüm saçlarını camdan aşağı, 

Sağ omzunun üzerinden öne doğru akıyor,

Salınıyor rapunzel misali rüzgarda hafif hafif,

Sol kolunun üzerine yatmış belli ki onu kendine yastık yapmış,

Sağ eli ise denizlik kenarındaki sınırın üzerinde geziniyor,

Anlaşılan o ki yine derin düşüncelere dalmış,

Gökyüzü mavisi gözleri sanki biraz dumanlı,

Piyano çalar gibi hareket ettiriyor sağ elinin parmaklarını öylesine naif,

16 Aralık 2019 Pazartesi

Özür


Ben daha önceden de kırıldım birkaç yerimden
Kırıldım da belli etmedim sana olan sevgimden
Sadece samimi bir özür bekledim senden
Bekledim de beklediğime erişemedim, neden?

25 Şubat 2019 Pazartesi

Biraz Empatiye Ne Dersin?


İnsanlar yargılamak konusunda o kadar aceleci ki bir an bile düşünüp olayın ardına arkasına bakmayı düşünmüyorlar. Direkt olarak aklına ilk gelenleri söylüyorlar ve genelde de acımasızca yorum yapıyorlar. Neden bu kadar kindar olduk ki? Biraz empati, biraz karşıdakini anlamaya çalışmak ve dahası karşıdakinin bakış açısıyla olaylara bakmak demiyorum bakmaya çalışmak bu kadar zor olmamalı. Özellikle de sosyal medya ortamında insanlar o kadar düşüncesiz ve acımasız ki en kötü şeyleri, nefret dolu söylemleri bir an bile düşünmeden yazıyor, bir ekranın arkasına sığınmak bu kadar kolay işte...

15 Şubat 2019 Cuma

Merak ve Zamana Bırakma Sanatı

      

         İnsanoğlu, varoluş itibarı ile meraklı bir yapıya sahiptir, bazı şeyleri deneyimlemek ve sonucunu görmek ister. Bu merak sayesinde gelişen bilim dallarından biri de arkeolojidir. İnsanoğlu, kendinden önce yaşayan insanları ve diğer canlıları merak etmiştir. İster yüz yıl önce olsun ister bin yıl önce olsun Dünya üzerinde belli bir süre yaşamını sürmüş varlıkları bilmek ve onların hayatlarına dair ipuçlarını bulmak için yola çıkan insanların en büyük dürtülerinden biri meraktır. Merakın iç içe olduğu başka bir alan ise felsefedir, öyle ki Platon "Felsefe, merakla başlar." der. İnsanoğlu merak eder, düşünür, sorular sorar ve kendince bir sonuca ulaşır. 

23 Ocak 2017 Pazartesi

Seeking

 

Like a little fish in the ocean or like a big caterpillar on a leaf in the forest, I'm headed to my way. I don't really know where to go, what to do, but I do learn on my own. Sometimes the waves show me the way, sometimes the winds do. I believe in my instincts, they lead me to the right path. The world outside is dangerous, I know. I had to find my secure place, a place that I can live there happily forever. Is there a place like this really?

18 Aralık 2016 Pazar

The Lonely Cat In Crowd


It had been raining all day long. In the morning, it was raining heavily then it calmed down in the evening. I was outside after getting wet enough, I thought that it was time to get on a bus and go home. I put my earphones on and started dreaming about anything which comes to my mind first.

28 Ekim 2016 Cuma

Yazma Süreci ve Yazmak


Bazen bir yazmak geliyor bana ki hem de ne yazmak. Yazarak kaybolmak istiyorum düşüncelerimin içinde. Ne kadar sürer, konu nereye gider bilmeden yazmak. Olduğu gibi, geldiği gibi, elimden kaleme döküldüğü gibi plansız. Öylece yazmak... Bir de kanıma işledi şu devrik cümleler. Kurallı ve düz anlatımlar tat vermez oldu. Kimileri devrik cümlenin yarattığı etkiden habersiz, bana yazılarında çok devrik cümle var diyor. Ah bilmiyorlar ki bilerek yapıyorum, inanmıyorlar ki. Bir şeylerin arkasına sığındığımı, eleştiri kabul etmediğimi sanıyorlar, halbuki yanılıyorlar. Benim devrik cümlelerin büyüsüne kapılmış olmam asıl neden!

18 Ekim 2016 Salı

Hayat Örgüsü


Her şeyi bir örgü gibi ilmek ilmek işliyorum. Örgü benim hayatım, renkler yaşanmışlıklarım. O yüzden her renk olmalı örgümde, yeri gelecek bir kaç sıra dümdüz siyah işleyeceğim, yeri gelecek bir kaç sıra maviye yer vereceğim, bazen kırmızı dokunuşlar yapacağım araya, belki bazen sarı ama hiç bir rengi yumak bitene dek kullanmayacağım.

15 Ekim 2016 Cumartesi

Yolun Sonundaki Işık

uzun yol ile ilgili görsel sonucu

Bir ışık, keskin bir ışık, göz alıcı... Uzakta şuan çok uzakta, yaklaşmak istiyorum, ne var orada bir bakmak istiyorum. Yalnız yolum uzun, ışık şuan sadece küçük bir nokta. Yola koyuluyorum, adımlarım sağlam ilerliyorum. Yolda pürüz yok, çakıl taşları yok, yavaş yavaş yürüyorum. Yürüdükçe kalp atışlarım hızlanıyor, yoruluyorum, bazen nefes alamıyorum ama hiç durmuyorum. Durmaya zaman yok, durup dinlenecek kadar sabırlı değilim. Ne kadar yol kat etsem de sanki olduğum yerde sayıyor gibiyim. Ne manzara değişiyor ne de yol. Ara ara ışık bana göz kırpıyor. Sanırım yaklaşıyorum, önceden ondaki bu anlık değişimi fark etmemiştim ama şimdi görebiliyorum. Nereden çıktı bu ışık şimdi?

10 Eylül 2016 Cumartesi

İlkokul ve Öz güven


Sizce hayatınızın en önemli kısmı hangisi? İlkokul öz güveninizi etkiler mi? Akran zorbalığının ileri dönemdeki etkileri nelerdir? Öğretmenin öz güven oluşumuna katkısı nedir? (Öz güven, evet ayrı yazılıyor, buradan kontrol edebilirsiniz.) Bugün sizlerle bunları konuşmak istiyorum. Öğrendiğim kadar anlatmak, fark ettiğim kadar fark ettirmek istiyorum. Öncelikle ilkokul deyince aklınıza neler geliyor?

Macaristan'da Erasmus: Budapeşte

Ünlü Macar Parlamentosu (Foto bana aittir.)

       Geçen yıl tamda bu zamanlarda Macaristan'da Budapeşte'yi keşfetmekle meşguldum. Oraya üniversite öğrencileri arasında popüler olan Erasmus yeni adıyla Erasmus+ öğrenci değişim programı ile gittim. Gitmeden önce benimde tabi herkes gibi aklımda bazı sorular vardı. Erasmus+ size pek çok ülkede öğrenim görebilme imkanı sağlıyor. İsviçre, Almanya, Hollanda, Fransa, İspanya, Avusturya, Macaristan, Letonya, Polonya... Genellikle Avrupa'daki şehirler arasından ucuzluğu ve sunduğu imkanlar bakımından Polonya öğrencilerin gözdesi olmuş durumda. Avrupa'daki diğer ülkelere ucuz ve rahat ulaşım imkanı sağlıyor, bu yüzden de bir çok öğrencinin ilk tercihi arasında bulunuyor.

2 Eylül 2016 Cuma

The Unknown


All the ways lead to you
I, I cannot escape
Turning my face to you
I, I cannot handle
Turning back
And going back
But you don't let me
You stand up there
Every morning, the same place