6 Aralık 2016 Salı

Ghost-like People

     

         You are here but only physically. You don't round your arms around me, I don't feel your presence here. I don't feel your affection, it does not warm my heart. It's like you are just a fume, if I blow up, you are going to disappear forever. Not only you, even those I trust and love. They all got the same, you're all ghost-like nowadays. But why? I can perfectly feel the long path between our hearts, the dim light in your mind, and there is a curtain between you and me, so rough that I cannot easily pull it aside.

"İsimsiz Şiir"

~~~
Çok güzelsin çocuk
Gözlerin bir yıldız kadar ışıl ışıl
Yüreğin tüm dünyayı saracak bir sevgi topu
Ellerin bir filiz kadar narin, saf ve temiz
Kök salacak toprak arıyorsun
Ben toprağım, bana gel!

18 Kasım 2016 Cuma

Az!


Mevsimlerden sonbahar içimde yaz,
Dışarda fırtınalar kopuyor,
Yapraklar ağaçları terk ediyor.
Mavi gökyüzü siyaha çalıyor,
Bulutlar yağmurun habercisi,
Ne kadar desem de az!

28 Ekim 2016 Cuma

Yazma Süreci ve Yazmak


Bazen bir yazmak geliyor bana ki hem de ne yazmak. Yazarak kaybolmak istiyorum düşüncelerimin içinde. Ne kadar sürer, konu nereye gider bilmeden yazmak. Olduğu gibi, geldiği gibi, elimden kaleme döküldüğü gibi plansız. Öylece yazmak... Bir de kanıma işledi şu devrik cümleler. Kurallı ve düz anlatımlar tat vermez oldu. Kimileri devrik cümlenin yarattığı etkiden habersiz, bana yazılarında çok devrik cümle var diyor. Ah bilmiyorlar ki bilerek yapıyorum, inanmıyorlar ki. Bir şeylerin arkasına sığındığımı, eleştiri kabul etmediğimi sanıyorlar, halbuki yanılıyorlar. Benim devrik cümlelerin büyüsüne kapılmış olmam asıl neden!

18 Ekim 2016 Salı

Hayat Örgüsü


Her şeyi bir örgü gibi ilmek ilmek işliyorum. Örgü benim hayatım, renkler yaşanmışlıklarım. O yüzden her renk olmalı örgümde, yeri gelecek bir kaç sıra dümdüz siyah işleyeceğim, yeri gelecek bir kaç sıra maviye yer vereceğim, bazen kırmızı dokunuşlar yapacağım araya, belki bazen sarı ama hiç bir rengi yumak bitene dek kullanmayacağım.

15 Ekim 2016 Cumartesi

Yolun Sonundaki Işık

uzun yol ile ilgili görsel sonucu

Bir ışık, keskin bir ışık, göz alıcı... Uzakta şuan çok uzakta, yaklaşmak istiyorum, ne var orada bir bakmak istiyorum. Yalnız yolum uzun, ışık şuan sadece küçük bir nokta. Yola koyuluyorum, adımlarım sağlam ilerliyorum. Yolda pürüz yok, çakıl taşları yok, yavaş yavaş yürüyorum. Yürüdükçe kalp atışlarım hızlanıyor, yoruluyorum, bazen nefes alamıyorum ama hiç durmuyorum. Durmaya zaman yok, durup dinlenecek kadar sabırlı değilim. Ne kadar yol kat etsem de sanki olduğum yerde sayıyor gibiyim. Ne manzara değişiyor ne de yol. Ara ara ışık bana göz kırpıyor. Sanırım yaklaşıyorum, önceden ondaki bu anlık değişimi fark etmemiştim ama şimdi görebiliyorum. Nereden çıktı bu ışık şimdi?

10 Eylül 2016 Cumartesi

İlkokul ve Öz güven


Sizce hayatınızın en önemli kısmı hangisi? İlkokul öz güveninizi etkiler mi? Akran zorbalığının ileri dönemdeki etkileri nelerdir? Öğretmenin öz güven oluşumuna katkısı nedir? (Öz güven, evet ayrı yazılıyor, buradan kontrol edebilirsiniz.) Bugün sizlerle bunları konuşmak istiyorum. Öğrendiğim kadar anlatmak, fark ettiğim kadar fark ettirmek istiyorum. Öncelikle ilkokul deyince aklınıza neler geliyor?

Macaristan'da Erasmus: Budapeşte

Ünlü Macar Parlamentosu (Foto bana aittir.)

       Geçen yıl tamda bu zamanlarda Macaristan'da Budapeşte'yi keşfetmekle meşguldum. Oraya üniversite öğrencileri arasında popüler olan Erasmus yeni adıyla Erasmus+ öğrenci değişim programı ile gittim. Gitmeden önce benimde tabi herkes gibi aklımda bazı sorular vardı. Erasmus+ size pek çok ülkede öğrenim görebilme imkanı sağlıyor. İsviçre, Almanya, Hollanda, Fransa, İspanya, Avusturya, Macaristan, Letonya, Polonya... Genellikle Avrupa'daki şehirler arasından ucuzluğu ve sunduğu imkanlar bakımından Polonya öğrencilerin gözdesi olmuş durumda. Avrupa'daki diğer ülkelere ucuz ve rahat ulaşım imkanı sağlıyor, bu yüzden de bir çok öğrencinin ilk tercihi arasında bulunuyor.

2 Eylül 2016 Cuma

The Unknown


All the ways lead to you
I, I cannot escape
Turning my face to you
I, I cannot handle
Turning back
And going back
But you don't let me
You stand up there
Every morning, the same place

1 Eylül 2016 Perşembe

Bir Şeyi İçselleştirmeye Çalışırken Ötekileştirmek


Uzun bir zamandan beri sosyal medyada bazı fotoğraflar dikkatimi çekiyor bilmem sizin de öyle mi? Bunlar genellikle aynı tarz fotoğraflar, amaçları güzel ama kullandıkları yol yanlış. Peki ne gibi fotoğraflar bunlar? Mesela son zamanlarda sosyal medyada çok sık paylaşılan bir fotoğraf var, ünlü bir şarkıcı ve down sendromlu minik tatlı oğlu... Belki bir çoğunuz bu fotoğrafı anımsadı. Bunda ne gibi bir yanlışlık var ki diyebilirsiniz ama ben bu fotoğrafın bu şekilde paylaşılmasını doğru bulmuyorum.