En uzak tepenin ardında hayat canlanmaya başladı, güneşin kızıllığı sarı tepeleri aydınlattı. Nazlı yükselen güneş koyunları uyandırdı, küçük yavrular yerinde duramıyor, debeleniyordu. Biraz daha yükselen güneş sonunda tepenin diğer tarafına da yüzünü gösterdi. Toprak yavaştan ısınmaya başladı, güneş kızıllığını kaybediyordu. Evlerin duvarları kızıldan sarıya doğru renk geçişleri yapıyordu ki birazdan hepsi göz alıcı sarıya esir olacaktı. Horozlar da ötmeye başladı ve artık vakit tamamdı, uyanma vakti. Yeni güne umutla uyandı, yarı doğrulduğu yatağında ellerini iki yana açarak esnedi, gerildi. Sabah mahmurluğunun onu etkisi altına almasına izin vermeden ivedi bir hamle ile yataktan kalktı. Günaydın diye bağırıp elini yüzünü yıkamaya gitti. Annesinin fırından yeni çıkardığı o taze sıcak köy ekmeğinin kokusu çoktan tüm evi sarmıştı. Sıcacık taze köy ekmeği... Neşeli bir şekilde mutfağa girdi. Koca ve kalın bir dilim kestiği ekmeğin üzerine sürdüğü yağ daha ekmeğin sonuna gelmeden sürer sürmez eridi, geriye köy tereyağının ekmek üstündeki sarı rengi kaldı. Üzerine başka bir şey sürmeksizin kocaman bir lokma ısırdı. Tüm ruhu minnet duygusuyla doldu. Hayatta olduğu için, sağlıklı olduğu için, yemek yiyebildiği için ve yiyebilecek bir şeyi olduğu için şükretti. Şükredecek ne çok şey vardı!
kendi dünyam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kendi dünyam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Aralık 2020 Pazar
6 Aralık 2016 Salı
"İsimsiz Şiir"
Etiketler:
çocuk,
dünya,
filiz,
gelecek,
güzel,
güzel çocuk,
isimsiz şiir,
kendi dünyam,
kök,
öğrenci,
öğretmen,
saf,
temiz,
toprak,
umut,
yarınlar bizim,
yıldız
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

