ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2017 Perşembe

Kabullenmek(!)



Size acı ve keder veren bir şeyi kabullenmek ne kadar zamanınızı alır? Bakın unutmak demiyorum, çünkü bu mümkün olan bir şey değil, benim kastettiğim bu olguya alışmak, onunla barışık yaşamaya başlamak yani onu kabullenmek. Başka bir anlamda ise olguyu göz ardı etmeden tüm iyi ve kötü yanlarını masaya yatırıp düşünmek, bunları bilmek ve bunun geçmişte kaldığına inanarak daha doğrusu değiştirilemez olduğunu kabul ederek yaşamını sürdürmektir. Bu şuraya yazıp anlattığım kadar kolay değil maalesef. Bazen aylarımızı, belki de yıllarımızı alır. İlk başta bir şok evresi vardır, henüz olay yenidir ve sürekli onunla ilgili pişmanlık ya da üzüntü beyninizi kemirir. Burada değil olguyu kabullenmek olguya alışmayı dahi aklınızdan geçirmezsiniz, ki doğal olan da budur.

24 Nisan 2016 Pazar

Kulaklarımdaki Dünya


Çok sıcak bir yaz günüydü, bacaklarım titriyordu. Hemen bir yere oturmalıyım dedim kendi kendime. Deniz kenarına yakın bir yerde bir bank buldum, başımı yukarı kaldırdım, bir süreliğine gözlerimi kapattım ve derin bir nefes aldım. İlk kez ciğerlerime dolan oksijeni, temiz havayı hissettim. 
Ferahladım. Bir kaç kere tekrarladıktan sonra, denizin üstündeki martıların sesini duydum. Ağaçta, hemen başımın üzerindeki kuşların cıvıltısını  duydum, huzurlu bir şekilde şarkı söylüyorlardı. Denizdeki dalganın sesini duydum. Biraz yosun kokusuyla güneyden gelen rüzgarı hissettim. Güneş tenimi yaktı ama aldırış etmedim. Anın tadını çıkardım.

25 Nisan 2015 Cumartesi

Bazı Anlar...


Bazı anlar vardır hayatında, mutluluktan havalara uçtuğun,
Bazı anlar vardır, ayaklarını yerden kesen bir haber aldığın,
Bazı anlar vardır, umutlarına sımsıkı sarıldığın,
Bazı anlar vardır, hayallerine her zamankinden daha çok inandığın,
Bazı anlar vardır, güzel şeyler yapmak istediğin,
İnsanlara yardım etmek, işinde ilerlemek, 
Bir çocuğun başını okşamak gibi...

13 Mart 2015 Cuma

Ne çok derdim var!

Sinir bozucu bir tartışmanın ardından ertesi gün dersten sonra eve gitmenin hayaliyle, başımı yastığa koyup uyumaya çalıştım. Biraz geç de olsa sonunda uyumayı başardım ve tabi ki sabah olduğunda da geç uyumanın vermiş olduğu uykusuzluktan dolayı yataktan çıkabilmek yarım saatimi aldı. Alarm çaldıkça erteliyordum. En sonunda pes edip o sıcak ve rahat yeri, yumuşacık yorganı, başını koyunca içine çöken yastığı bırakıp kalktım. Kahvaltıdan önce kaldığım yurdun