14 Ocak 2015 Çarşamba

Çocuklardaki Araştırmacı Ruhu Nasıl Yok Ediyoruz?

Hemen hemen hepimizin başına gelmiştir.
 Küçük bir ufaklık size soru sormaya başlar ve 
bu soruların ardı arkası kesilmez. Mesela;

-Bu ne?
-Vazo. 
-Bu ne?
-Kumanda. 
-Bu ne? 
-Of vazo dedim ya.


(Aradan bir kaç dakika geçer)

-Bu ne?

-Vazo, vazoo.


(Belki 1 saat sonra...)
-Bu ne? (Yine vazoyu göstererek)
-Of yeter artık soru sorma bana.



 - - - - -

Peki çocuklar bunu neden yapar? 
Bizi sinir etmek için mi?
 Kasıtlı olarak mı?
 Belki de çocuk yeni öğrendiği bir şeyi kısa süreli bellekten uzun süreli belleğine atarak kendine yeni bir şeyler katmak istiyordur. Yani onu anlık değil de tam olarak öğrenmek istiyordur. İlk kez duyduğu bir şeyi unutması normaldir ve aynı nesne için aynı soruyu defalarca sormasının nedeni de budur aslında. Çocuk yeni öğrendiği bir şeyi nesne kimliği aşamasına getirmelidir ki artık onu unutmasın, nesne kimliği psikolojide bir nesneyi gördüğünde ne olduğunu bilmek anlamına gelir. Küçük yaşlarda daha çok önem taşıyan bu süreci, tatmin edici bir şekilde atlatmak önemlidir. Bazen farkında olmadan verdiğimiz tepkiler başkalarının hayatlarında kalıcı etkilere neden olabilir. Özellikle de hayata daha yeni atılan hassas bireylere, çocuklara, karşı sabırlı olmayı kendimize öğretmeliyiz. Okuduğum makale, metin ve kitaplara dayanarak: soru soran bir çocuğun soruları her halükarda cevaplanmalı. Bir çocuk size bir şey sorduğunda onu gerçekten merak ettiği için sormaktadır çünkü onlar bizim gibi oyunları bilmez. Peki sorusuna cevap verdiğimiz halde ısrarla aynı şeyi soruyorsa ne yapmalıyız? Bir kere düzgün ve onun anlayabileceği bir dille cevap verdikten sonra aynı soruyu size tekrar yöneltirse "Buna zaten önceden cevap vermiştim. Hatırlamıyor musun?" deyin sakince ve onun düşünmesine izin verin böylece çocuk düşünmeyi ve hatırlamayı öğrenir. Eğer bu cümleden sonra size hemen "Hayır. Bu ne?" derse onun düşünmesini sağlayacak bir cümle söyleyiverin "Biraz düşün bakalım tatlım.", fazla sorulardan bıkmış ve sinirlenmiş olabilirsiniz fakat çocuk sizin sinir olduğunuzu gördüğünde karşıt davranış geliştirebilir, yani sinirlendirmek için de soru sormaya başlar çünkü bu ona oyun gibi gelir. Ayrıca olayın en başına dönersek, size ilk kez "Bu ne?" diye sorduğunda, tekrar sorma ihtimalini azaltmak için bir kaç kez tekrar edebilirsiniz.
Yani şöyle:

-Bu ne?
-Vazo, anneciğim. O,vazo. Neymiş?
(çocuk biraz bekler ve düşünür) 
-Vazo.

Bu yöntem öğrenmesini kalıcı hale getirir ve onun da nesneyle etkileşime geçmesini sağlar.

 Peki sorularına yanıt vermezsek ne olur? 
Çocuklar kırılgan varlıklardır. Sorularına yanıt vermediğinizde ruhsal anlamda onlara değer vermediğinizi düşünürler. Ee bir bakıma da haklılar aslında, biri bizim de sorularımıza cevap vermese biz de önemsenmediğimizi düşünürüz öyle değil mi? Bunun haricinde sorusuna cevap verilmeyen çocuk ilerleyen yaşlarda içe kapanık, çekingen, soru sormaktan korkan bir birey olur. Soru sorduğunda ona kızdığınızda ise her zaman soru sorduğunda ona kızılacağını düşünür, kendini diğer insanlardan aşağı görmeye başlar. Merak ve araştırma gerektiren işlere ilgisi azalır. Kendi fikirlerine sahip olmaktansa başkalarının dediklerini sorgulamadan kabul etmeye daha meyilli olur. İşte çocukları bu hale getiren, onların araştırmacı kimliğini körelten ve sonra da araştırma yapmadığı için onlara kızan biziz. Sizce de daha dikkatli olmamız gerekmiyor mu?

Sorgulamayı kendine alışkanlık haline getiren bireyler yetiştirebilme ümidiyle.

2 yorum:

  1. Çok faydalı olmuş.. artık çocuk psikolog oldun :) başarılar!

    YanıtlaSil
  2. Aileleler ve öğretmenler bu konuda bilincli olmalilar...
    Zor bisey değil güzel bir sekilde cevap vermek ama nedense tekrar sorulan sorulara kizarak cevap veriyor bircok kisi :-(
    By ubey ..

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyorum...
---
Waiting for your comments...