22 Ağustos 2016 Pazartesi

Teşekkür

Üzülerek söylemeliyim ki çok az teşekkür ediyoruz, hatta bazen teşekkür etmeye gerek bile duymuyoruz. Bilmiyorum hiç başınıza geldi mi ama bu aralar ben aynı olayı bir kaç kez yaşadım ve en sonunda da edemedim, buradan sizinle paylaşmaya karar verdim. Öncelikle ilk iki olay aynı gün içerisinde ve az çok beş dakika arayla meydana geldi.
Durakta otobüs bekliyorum. Bir anne-kız yaklaştı, çok bilinen bir yeri sordu, buranın yabancısılar belli, ben de elimden geldiğince en kolay, en anlaşılır şekilde tarif ettim ve inanır mısınız sözümü bitirmemle karşıdaki kişinin dönüp gitmesi bir oldu. Bir anlığına duraksadım, sonra hafiften gülümseyerek başımı yana çevirdim ve otobüsleri kontrol etmeye devam ettim. Anlayacağınız olaya fazla takılmadım, aradan çok az bir zaman geçmişti ki bir hanımefendi yaklaştı. Bana bir okulu sordu, tam da emin olmadığım bir şey olduğundan buradaki esnaflara sorun dedim, onlar daha iyi bilir. Şaşırtıcı bir şekilde yine aynı olay olmuştu, hanımefendi bana bir şey demeden yanımdan ayrılmıştı, bir teşekkür etmeden... Yaşadığım bu ikinci deneyimin ardından o an düşünmeye başladım. Neden teşekkür etmiyoruz? Teşekkür etmeyi bir sorumluluk olarak görüyor muyuz? Teşekkürün gerekliliğine inanıyor muyuz? İlk sorudan başlayacak olursak, karşımdaki kişilerin kaba olduklarını düşünmüyordum, fakat onları teşekkürden alıkoyan neydi? Bence teşekkürrün gerekliliğine yeteri kadar inançları yoktu ve bunu sorumluluk haline getirmemişlerdi, problem burada başlıyordu. Teşekkürden de ziyade bu olay bir çıkar ilişkisi değil miydi? Almak istediğini aldı ve gitti. Biriyle herhangi bir işten ötürü muhattap oluyorsak, konuya ilk olarak "merhaba! / iyi günler!" tarzındaki girişleri seviyorum ve oldukça güzel buluyorum. Bu sadece size değil, karşıdakine de iyi hissettirecektir, eminim. Daha sonrasında da "teşekkür ederim! / teşekkürler!" demek zor değil gerçekten, ama sadece o bilinç yok, o bilinci oluşturmak lazım. Bize düşen görev de bunu hatırlatmak ve yaymak. Ha bir de yeri gelmişken teşekküre verilen karşılıklar var. Ben kendi şahsım adına edilen teşekkürden sonra "bir şey değil. / önemli değil." denilmesini kaba buluyorum. Abarttığımı düşünebilirsiz belki ama şu kelimeleri sesli olarak söyleyip anlamlarını bir daha düşünmenizi öneririm. Bunların yerine "rica ederim. / ben teşekkürr ederim." demeyi tercih ediyorum, bence siz de öyle yapın, çünkü karşınızdaki kişiye verilen değeri ve önemi daha iyi ifade ediyorlar.

Yazımı okuduğunuz için TEŞEKKÜR EDERİM. Paylaşan eller dert görmesin inşallah! :)

6 yorum:

  1. Gerçekten çok önemli bir konu. Bende yarı zamanlı çalıştığım işyerinde bu tür şeyler yaşıyorum. Ayrımcılık yapmak değil niyetim ancak yaptigim hizmetin karsiliginda kendi insanlarimizdan daha az tesekkur aliyorum.Yol tarifi icin soru sormaya gelen turistler ise daima tesekkur ederek ayriliyorlar isyerinden.Zamanla bizde hosgeldiniz,baska bir isteginiz var mi gibi nezaket soru ve cumlelerini sormaktan kendimizi alikoyuyoruz.Aslinda tesekkur etmese bile kucuk bir gulumseme yetiyor insana ama bazi kisiler bundanda mahrum.Gercekten kotu bir durum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle Şeyma Hanım, özellikle de işyerlerinde insanlar çalışanlarının yaptığı işleri zaten yapmakla yükümlü olduğunu düşündüğü için bunu dile getirmiyor olabilir, fakat küçük gibi görünse de aslında çok sihirli bir kelimedir teşekkür, kalbi ısıtır, yüzü gülümsetir, havayı değiştirir, ortamı güzelleştirir. Katkıda bulunduğunuz için teşekkürler! :)

      Sil
  2. Rica ederim zevkle okudum:)) Daha öncede dedim yine diyeceğim. Doğaya ve hayvana dönmekte fayda var. Onlar kıymet biliyor. Sevgiler,

    YanıtlaSil
  3. Özür dilemek nasıl erdemlik ise bence teşekkür etmekte aynıdır. Güzel yazı olmuş teşekkürler. :)

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyorum...
---
Waiting for your comments...